Varlığa ben seninle agâhım..Var olan sensin ancak Allah’ım..

Bir kimse HAK’kı dilemede sadık olmazsa, bin mürşidi kamil olsa HAK’ka vasıl olamaz..

İnsanlık öldü denmesin diye

İki genç, birini tutup Hz. Ömer’in huzuruna getirirler:
– Bu delikanlı babamızı öldürdü. Davacıyız.
Hz. Ömer suçlanan gence sorar:
– Söyledikleri doğru mu?
– Evet doğru.
– Peki niye öldürdün?
– Ben hali vakti yerinde olan bir insanım, gezmeye çıkmıştım. Çok sevdiğim güzel bir atıma ne yaptıysam bu arkadaşların bahçesinden meyve yemesine engel olamadım, bu iki kardeşin babası, içeriden hışımla çıkıp, atımın başına bir taş attı, beyni sarsılan atım oracıkta öldü. Çok üzüldüm, adeta kendimi kaybettim, o şuursuzlukla bir taş alıp babalarına attım. Taş babalarının başına geldi ve oracıkta hemen öldü. Arkadaşlar beni yakalayıp size getirdi, durum bundan ibaret.

Hazret-i Ömer dedi ki:
– Suçunu kabul ettiğine göre, cezana da razı olman gerekir. Öldürülmen gerekir.
Genç, bir maruzatta bulunur:
– Ben zengin biriyim, ayrıca, babam vefatından önce bana epey bir altın bıraktı. Gelirken kardeşim küçük olduğu için bunları saklamak zorunda kaldım. Şimdi siz bu cezayı hemen infaz ederseniz yetimin hakkı zayi olacağı için Allah indinde sorumlu olurum. Bana üç gün izin verirseniz ben emaneti kardeşime teslim eder gelirim.
– Peki senin kaçmayıp tekrar geleceğini nereden bilelim? Yerine birine bir kefil bulabilirsen git.

Genç, oradakilere bir bakar ve der ki:
– Bu zat benim için kefil olabilir.
O dediği zat, Amr ibni As hazretleri idi. Hazret-i Ömer ona der ki:
– Ya Amr, kefil oluyor musun?
O yüce sahabi tereddütsüz şöyle der:
– Evet, ben kefilim.

Genç serbest bırakılınca memleketine gider.
Üçüncü günün sonunda vâkit dolmak üzeredir ama gençten hiçbir ses seda yok. Medine’nin ileri gelenleri Hazret-i Ömer’e, gencin gelmeyeceğinin anlaşıldığını, dolayısıyla Amr ibni As’a yapılacak kısas yerine maktulün diyetini vermeyi teklif ederler. Fakat gençler razı olmayıp, “Babamızın kanının yerde kalmasını istemiyoruz” derler.
Adaleti dillere destan olan şanlı Ömer:
– Merak etmeyin, kefil babam da, oğlum da olsa fark etmez, cezayı infaz ederim.
Amr ibni As hazretleri der ki:
– Ben de sözümün arkasındayım, infaza hazırım.

Talimat üzerine idam için sehpa sandalye hazırlanmaya başlanır. Bu sırada, uzaklardan bir atlının geldiği görülür. Oradakiler az duralım belki genç geliyordur derler. Az sonra gerçekten genç, kan ter içinde kalmış atı ile çıka gelir. Hazret-i Ömer gence der ki:
– Evladım neden geldin, nasıl olsa kefilin vardı?
Genç der ki:
– Ahde vefasızlık etti, sözünde durmadı denmesin diye geldim.
Hazret-i Ömer sorar:
– Ya Amr, sen bu genci tanımıyorsun, niye kefil oldun?
– Ya Ömer, nereden tanıyayım, genç, o kadar kimse içinde hüsnü zan edip, beni seçti. Ben de insanlık ölmüş denmesin diye kabul ettim.

Davalı gençler söze karıştılar:
– Biz bu davadan vazgeçtik.
Hazret-i Ömer onlara sorar:
– Ne oldu, az önce “babamızın kanı yerde kalmasın” diyordunuz, niye vazgeçtiniz?
Gençler şöyle der:
Dünyada merhametli insan kalmamış denmesin diye.

Reklamlar

3 Yorum»

  Ozan Öz wrote @

Ben kendimi çok suçlu hissediyorum böyle yazıları okuduğumda.

  vecihe wrote @

Ozan Bey;
bende çok etkileniyorum ama ne kadar kulağımda kalıyor ne kadar insanca davranabiliyorum bilmiyorum.Yine de kıssadan hisse çıkarmakta fayda var;) Selam ile..

  Ozan Öz wrote @

Hem hisse, hem de hissiyat çıkarmak lazım diyelim o zaman :) Çünkü hem akla, hem gönle hitap eden bir kıssa maşAllah..


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: